
"İslami Analiz" internet sitesi, "15 Aralık’ta Çıkacak Olan Vahdet Gazetesi, Yazar Kadrosuyla Şimdiden Tartışma Konusu Oldu" diye başlık atıp "vahdet"in anlamına vurgu yapıyor (gazete piyasaya çıkmış olmasına rağmen günlerdir de o "haber"i manşetinde aynen tutuyor hala) ancak, bunu yaparken, "fitne"ye mahal vermemek; "soru işaretleri"ni gidermek gerektiğini de bilmiyor olabilir mi!..
Başlıkta, "Tartışma Konusu Oldu" dedikten sonra, "20 yıldır çeşitli kademelerinde görev yaptığı Akit'e veda eden gazeteci Yener Dönmez, “Vahdet” ismiyle yeni bir gazete çıkarıyor." diye de spot atıyor ve altını da aynen şöyle dolduruyor; önce, virgülüne dokunmadan ona bir bakalım:
İyi...
Güzel de bir temenni ile bitirmiş "haber"ini site; tamam!..
Peki kimdir o tartışmanın tarafları, bu bir...
İkincisi, "mezhepsel ve düşünsel anlamdaki şiddetli tartışmalarda ismi geçen bazı yazarlar" hangileri; yani "birilerinin "ALLERJİ" duyduğu "bazı yazarlar mıdır" yeni gazetenin bazı yazarları; yoksa bu "Tartışma Konusu" yazarlar, (kimler ve hangi isimlerse onlar) "yazmaması / yazdırılmaması" gereken isimler midir; onu da bir öğrenebilseydi ya bu "haber"in okuru!..
"Yener Dönmez'in yeni gazetesi"ne dair sorulacak "başka sorular yok mudur da "VAHDET"e vurgu yapılıp da "bazı isimler" üzerinden, "Yeni çıkacak gazete Vahdet"e yol göstermeye çalışılırken tam tersi bir yaklaşım sergileniyor...

Bu, yakın zamanda, "coca cola boykotu"na çağırır gibi "bazı yazarlar"a karşı bir boykot çağrısıyla yapılmıştı zaten!.. (Onun "görsel"ini de bu vesileyle bir hatırlayalım...) Bir de "Dr. Mehmet Doğan" diye de biri yok; D. Mehmet Doğan olacaktı. Akit'te yazar (dı)..
Şimdi, birileri yeni bir gazete çıkarıyor, (çıkardı) "hayırlı olur inşaallah!.." biz de bu konuda ilk duyulduğunda iki "haber"le mevzuyu işlemiş ve "hele bir kendini göstersin" de bakalım demiştik... (İşte o iki haberimizin linki: http://dikgazete.com/yusuf-kaplan-yalan-dedi-bu-1.html http://dikgazete.com/yeni-islamci-gazete-ceosunun-veda-yazisina-bir-kac-parantez-bu-2.html )
Bu memleketten, kaç 20 yıldır gazetecilikle uğraşan ne babayiğitler geldi-geçti de hiç biri böyle bir "günlük gazete" çıkarmaya kalk(a)madı!..
Bir gazetenin, hele sıfırdan "büyük iddia" ile yola çıkan bir gazetenin, aylık sabit gideri, (Kira, reklam, teknik donanım ve teknik malzeme, ofis donanım, yemek, muhasebe, ulaşım vs. vs.gibi giderler..) herşeyi bir yana atıp, sadece personel maaşı, kağıt ve baskı masrafını hesaplasanız ortaya, çıkan 1 aylık rakam, hiç de az-buz bir rakam değildir.
Öyleyse bırakın "bazı yazarlar"ı da asıl sorulması gereken o soruyu sorun!... Bu mali yükün altına giren kim!.. "Yener Dönmez, “Vahdet” ismiyle yeni bir gazete çıkarıyor."
Tamam...
DA!..
"20 yıllık bir gazete çalışanı", bu "yük"ü nasıl ve nereden karşılıyor ya da bu yükü karşılayan kim!..
Soru budur.