
Beyrut
İsrail ordusu, 22 Mart'ta Lübnan'dan bazı roketlerin fırlatıldığını gerekçe göstererek ülkenin doğusuna ve güneyine 2 gün boyunca yoğun hava saldırıları düzenledi.
Bu hava saldırılarıyla İsrail ordusu, Lübnan'da Hizbullah'a ait onlarca roket rampası, komuta merkezinin yanı sıra altyapı tesisleri, roketatarları ve silah depolarını da bombaladığını açıkladı.
Lübnan ordusu ise işgajci İsrail'in, çeşitli iddialarla ülkeye yönelik saldırıların dozunu artırarak büyük yıkıma yol açtığını belirtti.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail ordusunun söz konusu saldırılarında 8 kişinin öldüğünü, 40 kişinin yaralandığını bildirdi.
Başkent Beyrut'un da hedef alınabileceği korkusunu yaşatan İsrail saldırıları, 27 Kasım'da yürürlüğe giren ateşkesin bozulmasıyla savaşın başlayabileceği endişelerini de beraberinde getirdi.
"Hizbullah'ın askeri gücünün yüzde 80'inden fazlası bitirildi"
Lübnanlı siyasi analist Ali el-Emin, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarının dozunu artırmasını zayıf bir ihtimal olarak gördüğünü söyledi.
Emin, "İsrail'den Lübnan'a yeni bir savaş cephesi açılmasını göreceğimizi sanmıyorum. Çünkü yaşanan savaşta Hizbullah'ın askeri gücünün yüzde 80'inden fazlası bitirildi." dedi.
Tel Aviv'in geçen yıl Lübnan'a karşı başlattığı savaştan sonra Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 1701 sayılı kararının uygulanması konusunda siyasi bir kazanım elde ettiğini vurgulayan Emin, şunları kaydetti:
"Güvenlik konusunda da eli güçlenen İsrail, Lübnan'da suikastlar yapma fırsatını elde etti. Ateşkesin yürürlüğe girdiği 27 Kasım'dan itibaren Lübnan'da suikastlara başladı. İsrail, Lübnan'ın çeşitli bölgelerinde bu saldırılarını sürekli yapıyor."
İsrail'in Lübnan'da kapsamlı bir saldırı başlatması için ciddi gerekçelerinin kalmadığına işaret eden Emin, Tel Aviv'in Lübnan'a savaş açması durumunda ise bunun sivillere yönelik yıkımı hedefleyen saldırılar olacağını ifade etti.
ABD'nin Lübnan'a yönelik böyle bir savaş için İsrail'e yeşil ışık yakacağına ihtimal vermediğini söyleyen Emin, "Çünkü Hizbullah'ın askeri gücünün büyük çoğunluğu bitti. Hizbullah'ın geriye kalan gücü ise Lübnan'ın iç meselesidir." diye konuştu.
"Ya Hizbullah silah bırakır ya da savaş çapı genişler"
Lübnanlı siyasi uzman Alan Sarkis ise Lübnan ve Gazze'de yaşananlara bakıldığında 7 Ekim 2023 döneminin akıllara geldiğini söyledi.
İsrail'in 7 Ekim'den itibaren Gazze Şeridi'ne başlattığı saldırılarla birlikte Lübnan'da da sınırlı saldırılarla Hizbullah mensuplarını hedef aldığını hatırlatan Sarkis, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Şu anda da aynı senaryonun tekrarlandığını görüyoruz. İsrail, Gazze Şeridi'ne büyük saldırılar başlatmış ve Lübnan'da Hizbullah'ın askeri isimlerine suikastlar düzenliyor. Bu da İsrail'in Gazze'den sonra Lübnan'a karşı kapsamlı bir savaşı başlatabileceğini gösteriyor."
Lübnan'da cephenin hareketlendiği ve kapsamlı savaş ihtimalinin arttığı yorumunu yapan Sarkis, "ABD ve Avrupa ülkelerinin Lübnan'a mesajlarında 'ya Hizbullah'ın silahını kontrol altına alırsınız ya da Lübnan savaşa sürüklenebilir' uyarısında bulunuyorlar." ifadelerini kullandı.
Söz konusu mesajların hem Cumhurbaşkanı Joseph Avn hem Başbakan Nevvaf Selam'a ulaştığını belirten Sarkis, "Lübnan çok kritik bir dönemden geçiyor. Ya Hizbullah'ın silahları kontrol altına alınacak ya da savaşa gireceğiz." ifadelerini kullandı.
İsrail'in Lübnan'ın güneyinde şu anda Hizbullah unsurlarını hedef aldığını ancak Hizbullah'ın bunlara hiçbir karşılık veremediğini aktaran Sarkis, "Önümüzde bir veya iki ay kadar zaman var. Ya Hizbullah silah bırakır ya da savaş çapı genişler." diye konuştu.
"Lübnan'ın savaşa girmesi Hizbullah'ın karşılık vermesine bağlı"
Emekli Tuğgeneral ve güvenlik uzmanı Hişam Cabir ise işgajci İsrail'in Gazze'de ateşkesi bozarak savaşı yeniden başlatmasının Lübnan için de geçerli olacağını göz ardı etmemek gerektiğini savundu.
İsrail'in devam eden saldırılarına karşı "Hizbullah sessizliğini sürdürecek mi yoksa elindeki silahlarla karşılık mı verecek?" şeklindeki soruyu dillendirmeleri gerektiğini aktaran Cabir, şunları kaydetti:
"Hizbullah sessizliğini sürdürürse İsrail'in saldırıları başkent Beyrut'a ulaşmaz. Hizbullah'ın insansız hava araçları (İHA) veya roketlerle karşılık vermesi halinde ise Lübnan'ın savaşa girmesi kaçınılmaz olacak."
İsrail'in halihazırda uyguladığı baskıların tümünün siyasi amaçlar taşıdığını dile getiren Cabir, "İsrail hala istediği gibi askeri ve siyasi hedeflerini gerçekleştirmiş değil." ifadelerini kullandı.
Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkes ve ihlaller...
İşgajci İsrail ile Lübnan arasında 27 Kasım 2024'te yapılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail sıklıkla anlaşmayı ihlal ediyor.
Lübnan makamlarının verilerine göre, İsrail ordusunun ateşkesin sağlanmasının ardından düzenlediği saldırılarda en az 100 kişi hayatını kaybetti, 300'ü aşkın kişi yaralandı.
Lübnan'a yönelik kara saldırıları sırasında sınır hattındaki beldelere giren işgajci İsrail ordusu, ateşkes anlaşmasındaki geri çekilme maddesine rağmen Hamamis Tepesi, Aziyye Tepesi, Uveyda Tepesi, Balat Dağı ve Lebbune Tepesi olmak üzere 5 noktada varlığını sürdürüyor.
Kaynak: AA
.
dikGAZETE.com