?>

"Mukaddime" çevirilerinde yer almayan bir bölüm ortaya çıkarıldı

İbn Haldun'un kaleme aldığı "Mukaddime"nin "Umranın Dünyanın Bir Parçasından Öbürüne Yer Değiştirmesi" başlığını taşıyan bölümünde bazı Avrupa ve Türk milletlerinin gelişmesi hakkındaki görüşleri yer alıyor.

Kültür Sanat - 3 yıl önce

İstanbul

İbn Haldun'un kaleme aldığı "Mukaddime"nin "Umranın Dünyanın Bir Parçasından Öbürüne Yer Değiştirmesi" başlığını taşıyan bölümünde bazı Avrupa ve Türk milletlerinin gelişmesi hakkındaki görüşleri yer alıyor.

Tarih, iktisat, sosyoloji, siyaset gibi birçok sosyal bilim için temel teşkil eden görüşlerin yazıldığı eserdeki söz konusu bölüm, Arapça ve Türkçe çevirisi yapılan Mukaddime'lerde yer almıyor.

İbn Haldun ve Mukaddime uzmanı Faslı Prof. Abdüsselam Şeddadi'nin Mukaddime'nin el yazma nüshaları üzerinde çalışırken karşılaştığı o bölüm, İbn Haldun'un gelecekle ilgili öngörülerini gözler önüne seriyor.

Konuya ilişkin AA muhabirine açıklamada bulunan, yazar ve çevirmen Cemal Aydın, "Umranın Dünyanın Bir Parçasından Öbürüne Yer Değiştirmesi" başlığını taşıyan o bölümde İbn Haldun'un ileride birebir gerçekleşecek olan bazı öngörülerde bulunduğunu söyledi.

Aydın, Timaş Yayınları'ndan çıkan Mukaddime'yi "Mukaddime/Evrensel Tarihe ve Toplum Bilimlerine Giriş" adıyla yeniden tercüme ettiğini ve söz konusu bölümün de kendi yaptığı çeviride yer aldığını belirterek, eserin birinci kısmının sekizinci başlığı olan "Umranın Dünyanın Bir Parçasından Öbürüne Yer Değiştirmesi" bölümüne ilişkin, şunları kaydetti:

"İlk yazdığı el yazmasında bulunan ve son derece önemli olan bu bölümü İbn Haldun, daha sonra yaptığı gözden geçirmeler ve düzeltmeler sırasında çıkarmıştır. Sebebini tahmin edebilmek güç. Halbuki bu başlık altında öne sürdüğü görüşler, yaptığı tahminler ve öngörüler, evrensel çapta bir öneme sahip. Çünkü burada ileri sürdüğü fikirler, daha sonra olduğu gibi gerçekleşmiştir. Türkçe ve diğer çevirilerde yer almayan bu çarpıcı bölümü Abdüsselam Şeddadi'nin araştırmalarına borçluyuz."

Bu bölümde ayrıca İbn Haldun'un Güney ülkelerinin medeniyetlerinin çökmesine ve Kuzey ülkelerinde bazı Avrupa ve Türk milletlerinin medeniyetinin gelişmesine işaret ettiğine değinen Aydın, "Öte yandan, İbn Haldun'un Türkler hakkında çağdaşlarından çok farklı bir görüşe sahip olduğunu da öğreniyoruz. Prof. Şeddadi bu konuda şöyle diyor, 'İbn Haldun, ahir ömründe, İslam'ın tekrar şahlanışının Türkler tarafından gerçekleştirilebileceğini ümit ediyordu, oysa onun çağdaşları bu şahlanışın ancak Allah'ın göndereceği bir mehdi sayesinde olacağını düşünüyorlardı.'" dedi.

İbn Haldun'un yazdığı "Umranın Dünyanın Bir Parçasından Öbürüne Yer Değiştirmesi" bölümünde yer alan ifadeler ise şöyle:

"Zamanımızda, umranın/medeniyetin güneyden kuzeye bir tür yer değiştirdiğini gözlemliyoruz. Yemen, Tübbalar zamanında ve daha önceki devirlerde Ad, Semud, Himyer ve Tübba gibi Arapların sahip olduğu büyük bir devletin merkeziydi. Aynı şekilde, Arap Yarımadası da Ad kavmi ve diğer halklar sayesinde çok gelişmiş bir umrana sahipti. İsrailoğulları döneminde Suriye'nin durumu da böyleydi. Buranın umranı Medyenler, Lut'un oğulları, Amalika, Romalılar, Filistinler ve Kenanlılar gibi milletler ve kabileler sayesinde son derece ileri düzeydeydi. Mısır toprakları Kıptiler ve Ham oğlu (Hz. Nuh’un torunu) Baysar'ın oğulları ile aynı durumdaydı. Mağrip umranı da Kenan oğlu Maziğ oğlu Berberiler sayesinde gelişiyordu. Genişliği Sudan'dan Akdeniz'e, uzunluğu da Sus'tan İskenderiye'ye kadar kesintisiz olarak yayılıyordu. Bütün bu bölgelerde Tübbalar, İsrailoğulları, Kıptiler, Persler, Romalılar gibi büyük devletler vardı. Kuzey, o zamanlar hem umranı hem de Türklerin, Frenklerin (Avrupalıların) ve Slavlarınkiler gibi devletleri bakımından (Güney'e göre) düşük durumdaydı.

Bugün durum tersine döndü. Irak'ta İslam'ın ve halifeliğin başşehri olan Bağdat'ı ele alalım, Harabe halindedir, oysa eskiden Bağdat yaklaşık 50 şehirden meydana geliyordu. Bu şehirler tek bir bina kütlesi oluşturacak kadar birbirlerine yakındılar. O kütle içinde Bağdat'ın kendisi, Darüsselam, Risafe, Samerra vb. vardı. Bağdat'ın etrafı diğer şehirlerden daha kalabalıktı. Aynı durum, Arapların İslam dönemindeki diğer şehirleri arasında, mesela Kufe ve Basra ve İfrikıye'nin baş şehri Kayravan için de geçerliydi. Kayravan şehrinin yerleşim alanı birbirine bağlı yirmi beş şehirden oluşuyordu, Rakka, Mansuriyye, Kayravan, Kasrulkadim... İfrikıye'de Mesile, Tahart, Tübne, Beğaye, Ticist, Kal'a, Setif gibi birçok kasaba ve şehir vardı. Berka'nın ve Berka, Zevile, Lebde ve benzeri gibi komşu merkezlerin yerleşim alanı için de aynı durum söz konusuydu. Bu aynı zamanda Orta Doğu'nun şu şehirleri ve baş şehirleri için de böyleydi, Şelif, Mtice, Hamza, Tahart, Mersa-deccac, el-Hadra, Zerka, Kasr Acise.

Güney'in, Yemen, Hicaz, Mısır, Mağrip ve Arap Irak'ındaki bütün umranı/medeniyeti çöktü ve harabeye döndü. Bu özellikle Mağrip için çok daha doğrudur. Umranının izlerinden çok azı kaldı. Bu kalanlar da sadece sahil boyunca ve topu topu iki günlük bir yürüyüş genişliğindeki dar bir şerit üzerinde uzanmakta. Bütün bu bölgelerdeki devletler, umranlarının zayıflaması yüzünden, eski güç ve kudretlerinin açık ve net bir şekilde çöktüğünü gördüler. Kuzey ülkelerine gelince, bazı Frenk ve Türk milletlerinde olduğu gibi, onların umranlarının geliştiğini ve devletlerinin de güçlü olduğunu öğrendik.

Kültür belki de güneyden kuzeye doğru yer değiştiriyordur. Güneyde ve güney bölgelerinde oluşan bu boşluk, hep böyle kalmayacak, mutlaka doldurulacaktır. Bu boşluk, ya dünyevi tezahürlerle ve görünürdeki umranın durumuyla açıklanabilir. Dolayısıyla da bu doğrudan doğruya Arapların hükümranlıklarının ve tahakkümlerinin bir sonucu olabilir. Çünkü onların tutumları ellerinin altındaki ülkelerin yıkımına yol açmıştır, ya da semavi tezahürlerle izah edilebilir. Astrologlar, bu konuda bazı görüşler ileri sürmüşlerdir, fakat burası onların ayrıntılı olarak sergilenmesinin yeri değil. Allah dilediğini yapma kudretine sahiptir."

Kaynak: AA

dikGAZETE.com
Haftanın Öne Çıkanları

Şahsenem’in Etiler çıkarması -Selçuk Aka, magazin dünyasından bildiriyor-

2022-05-06 14:41 - Magazin

Defense News: ABD Kongresi, Ukrayna sonrası Türkiye'ye F-16 satışına olumlu bakıyor

2022-05-05 21:41 - Dünya

Osmanlı payitahtları 'bütüncül' turizm rotası olacak

2022-05-03 15:36 - Kültür Sanat

Kars'ta 3 köyde sel nedeniyle su taşkını yaşandı

2022-05-04 21:29 - Asayiş

Antalyaspor'un 14 maçlık namağlup unvanı rekor getirdi

2022-05-10 10:25 - Spor

Malatya'da ağıla giren kurtlar 162 küçükbaş hayvanı telef etti

2022-05-08 13:22 - Gündem

Diyarbakır anneleri, bir Anneler Günü'ne daha evlat özlemiyle giriyor

2022-05-07 20:53 - Gündem

AB, Ukrayna'nın üyelik süreci için ilk görüşünü haziranda verecek

2022-05-09 14:21 - Dünya

NASA, Mars'ta şimdiye kadar kaydedilen en büyük depremin 5 büyüklüğünde olduğunu açıkladı

2022-05-10 11:55 - Teknoloji

Sivasspor'un ligdeki puan cetveli dikkati çekiyor

2022-05-10 11:07 - Spor

İlgili Haberler

İlkokul öğrencileri 'Nilüfer'in Portakal Çocukları' isimli hikaye kitabı yazdı

10:47 - Kültür Sanat

Yunus Emre Enstitüsü tarafından Meksika'da ilk kez 'Lale Festivali' düzenlendi

10:23 - Kültür Sanat

Devlet Tiyatrolarının 'Dracula: Bir Dehşet Komedisi' oyunu yarın akşam prömiyer yapacak

20:51 - Kültür Sanat

200 yıllık saray halıları, usta ellerde yeniden hayat buluyor

17:17 - Kültür Sanat

Kırtasiye dükkanında kıl testereyle dekoratif ürünler yapıyor

13:43 - Kültür Sanat

Günün Manşetleri

İran'da 5,4 büyüklüğünde deprem

00:07 - Dünya

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Tebriz'de Türkçe şiir okurken bir yetkili tarafından uyarıldı

00:02 - Dünya

İsrail'in Batı Şeria'daki baskınlarında Filistinli bir çocuk yaralandı, 14 kişi gözaltına

23:57 - Dünya

Hamas: İsrail güçleri Ofer Hapishanesinin bir bölümüne baskın düzenledi

23:27 - Dünya

Çaykur Rizespor'dan "Galatasaray maçı için prim" açıklaması

23:22 - Spor